keneften evrene
15 Kasım 2012 Perşembe
29 Ocak 2011 Cumartesi
Nasılsın?
Nasıl mıyım?
Ödevini yapmamış bir öğrencinin huzursuzluğu içindeyim.
Evlilik yıldönümünü unuttuğunda herhangi bir bahanenin arkasına saklanamayan bir eş gibiyim.
Başını kaşımak için elini kaldırdığında duran taksiye karşı mahcubiyet içindeyim.
Pazarlık yaptığı tezgahtardan mal almaz ise yaşayamayacak müşteri gibiyim.
Bankanın adına çıkardığı kredi kartı eline geçtiğinde direk borçlandığını hisseden biri gibiyim.
İlk kez sakal traşı olduğunda herkesin kendini izlediğini düşünen bir gencin psikolojisindeyim.
Atacağı penaltıyı gole çeviremeyeceğine inanan bir futbolcunun tedirginliği içindeyim.
Çok emek vererek yaptığı yemeğin yine de alelade olacağını düşünen aşçının hayal kırıklığı içindeyim.
Nasıl anlatırsa anlatsın öğrencilerinin konuyu anlamayacağını düşünen bir öğretmenin şüphesi içindeyim.
Velhasıl nasıl yazarsa yazsın kendisinin yetersiz olduğuna inanan bir yazarın çaresizliği içindeyim...
Ödevini yapmamış bir öğrencinin huzursuzluğu içindeyim.
Evlilik yıldönümünü unuttuğunda herhangi bir bahanenin arkasına saklanamayan bir eş gibiyim.
Başını kaşımak için elini kaldırdığında duran taksiye karşı mahcubiyet içindeyim.
Pazarlık yaptığı tezgahtardan mal almaz ise yaşayamayacak müşteri gibiyim.
Bankanın adına çıkardığı kredi kartı eline geçtiğinde direk borçlandığını hisseden biri gibiyim.
İlk kez sakal traşı olduğunda herkesin kendini izlediğini düşünen bir gencin psikolojisindeyim.
Atacağı penaltıyı gole çeviremeyeceğine inanan bir futbolcunun tedirginliği içindeyim.
Çok emek vererek yaptığı yemeğin yine de alelade olacağını düşünen aşçının hayal kırıklığı içindeyim.
Nasıl anlatırsa anlatsın öğrencilerinin konuyu anlamayacağını düşünen bir öğretmenin şüphesi içindeyim.
Velhasıl nasıl yazarsa yazsın kendisinin yetersiz olduğuna inanan bir yazarın çaresizliği içindeyim...
28 Ocak 2011 Cuma
Dönence
Üzerine oturduğunuz üç ayaklı sandalye devrilmeyi reddeder,unutulursunuz.
Hayata dair hamlelerinizdeki yanlışların bedelini öderken görmezden gelemediğiniz şeyler hata yapmaya mahküm doğduğunuzu anlatır size.
Saatin akrebi boşaltır zehrini;önce siz sonra gölgeniz silinir tüm anılardan,telefonunuz çalmaz olur.
Yaşam aheste akar,sevinemezsiniz!Korkutur dakika başına düşen keder ve altında kalırsınız,umarsız anların.
Kediler kaçar olur,hayatın size emaneti lekelerden.
Güller açmaz olur,yalnızlık kokunuza inat.
Pencerenizi dünyaya açtığınızda,güneş yüzünü göstermiş,yenigün odanıza sızmak üzeredir,siz daha uyumamışken.Ama içiniz hala alacakaranlıktır.
Kim bilir sizin gecemsi yalnızlığınızı?
Tutsağı olursunuz ikinci bir nefes için çamurlu yolların...
Sigara dumanlı havalarda nefes alabilir,içlenirsiniz.Artık katran ve hicran doyurur sizi,dost meclisleri değil.
Cebinizde büyüttüğünüz yırtıktan düşen kayıplarınız vardır.
Hasılı yaşam gayeyi yitirmekten ibaret olur.
Hayata dair hamlelerinizdeki yanlışların bedelini öderken görmezden gelemediğiniz şeyler hata yapmaya mahküm doğduğunuzu anlatır size.
Saatin akrebi boşaltır zehrini;önce siz sonra gölgeniz silinir tüm anılardan,telefonunuz çalmaz olur.
Yaşam aheste akar,sevinemezsiniz!Korkutur dakika başına düşen keder ve altında kalırsınız,umarsız anların.
Kediler kaçar olur,hayatın size emaneti lekelerden.
Güller açmaz olur,yalnızlık kokunuza inat.
Pencerenizi dünyaya açtığınızda,güneş yüzünü göstermiş,yenigün odanıza sızmak üzeredir,siz daha uyumamışken.Ama içiniz hala alacakaranlıktır.
Kim bilir sizin gecemsi yalnızlığınızı?
Tutsağı olursunuz ikinci bir nefes için çamurlu yolların...
Sigara dumanlı havalarda nefes alabilir,içlenirsiniz.Artık katran ve hicran doyurur sizi,dost meclisleri değil.
Cebinizde büyüttüğünüz yırtıktan düşen kayıplarınız vardır.
Hasılı yaşam gayeyi yitirmekten ibaret olur.
27 Ocak 2011 Perşembe
26 Ocak 2011 Çarşamba
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
